Çok normal bir cümle içerisinde fark ettim yalnızlığımı,
Şimdiye kadar olmaktan keyif aldığım bu durum
Ağır ve ciğerlere inmeyen bir nefes gibi dizildi boğazıma
Aslına bakılırsa yalnız sayılmazdım öyle çok da
Kararınca karıncam vardı,
Yetecek kadar şarap ve peynir,
Benim olmayan bir aile,
Kocaman bir aşk belki karşılıksız belki karşılıklı,
Kırık kitaplığım vardı hislerimden hallice
İzlediğim unuttuğum filmler,
Gidip de gezemediğim şehirler
Ve tonlarca soru işareti ile dolu bir beynim...
Kalabalığı daha kısa özetleyemezdim.
Selin'S
Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa, benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...
Yorumlar
Yorum Gönder