Ana içeriğe atla

Biraz Eski

Siyah beyaz fotoğrafına baktığımda annemin

Kırmızı elbisesinden, ela gözlerine kadar görürdüm.

Siyah beyaz ekranlarda izlenirdi rengarenk yılbaşı programları

Ve ben her gece düşümde mavilere bürünürdüm.

Simsiyah hayatı masmavi yansıtıp, beyaz beyaz köpürürdüm...


Işıklı ayakkabılarımızın topuklarına vura vura yürürken

Aydınlatmak istediğimiz şey, hayallerimiz miydi acaba?

Dinlediğimiz o müzikler hala eskimedi, biz eksilirken

Hala dinlenmeye devam ediyor, istem dışı yer edinerek her dudakta,

Eskide kalsak, hayat bu kadar dizilmezdi kursağımıza...


Kırılgan görünümlerinin ardında güçlü duran bahar çiçekleri,

Ne de güzel taçlar olurdunuz minik başıma, ailece gidilen pikniklerde

Belki de sizden öğrendim, olmadığım kadar güçlü gorünmeyi

Ancak güç pek revaçta da değil hani şimdilerde...

Baharlar daha taze, daha bir güzel kokuyordu sanki eskilerde...


Evvel zaman içinde, saman içinde bir kalbur oldum,

Kalabalığa karışıp defalarca kaybedip kendimi, sıradanlıkta

Sıradan bir kurban sandığım beni kaçıncı kez yeniden buldum.

Ön bahçeler hep bakımlıydı, bense saklanırdım arkalarda,

Kendimi sobeleyip, yalnızlıkla barışıp, kucak açtım yalnızlığa...

Sonra bir manolyadan bir fısıltı duydum: 

Ön bahçeler düzgün olsa da, mutluyum ben bu dağınıklıkta. 


Sonra sustum.

Konuşarak yıpratamazdım,

Saç ve ses tellerim

Bilhassa lazımdı bana.


Selin'S


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...