Ana içeriğe atla

Durulanmayan Teflonlar

 Duru olmak istedim. Sildim makyajımı, ojelerimi sildim. Pişmanlıklarımı ve beklentilerimi sildim. Dupduru baktım aynaya ve durulur muyum diye düşündüm. Sonra saçma bir anı geldi aklıma. Babam demişti "Ben isimlerin karakter üzerinde bu kadar etkili olduğunu bilsem kızımın adını Selin koymazdım; zapt edilemeyen nehir demekmiş ve asla zapt edemedim." Biliyor musun baba, kendimi ben de zapt edemedim. Olmadı. Olamadım. İç Anadolu'da zapt bitmiş. Çünkü insanlar diğer insanları düşünceleri altına almak için zaptları tüketmiş. Ancak çok saçma yine, sen beni her koşulda severdin. Sanırım koşullar bitmiş yeryüzünde. Sanki başka bir isim kalmamış mıydı dünya üstünde? 

Duru olmak istedim. Sen denen bilinmezlikle arkadaş olmak. Çünkü o zaman yanyana zaman geçirince sıkılmazsın, içini bana açarsın, düşmanın saymazsın arkadaş olursak. Çünkü bunaldım sıkılmandan, gizlenmenden ve düşman sanılmaktan. Ve biliyor musun, pişman sayılmam. Duru olmayı engellese de pişmanlıklarım, parmakla tek tek sayamam. Unutamam da. 

İnan bana saatler süren derslerden çıkıp, reçel alıp eve gidince benimsediğim tek şey reçel oluyor. Dersler değil, saatler değil, ev değil... Ah bir de kediler. Selam veriyorlar bana miyavlar gibi.

-Bon nuit!

-Size de iyi geceler...

-As-tu encore de mauvais rêves?

-Hayır artık rüyamda onu görmeden uyuyorum.

  Bol güneşli geceler diliyorum...

Umay Selin 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...