Ana içeriğe atla

Fransızca İntihar

Fransızcayı bağıra çağıra konuşmak istedim doğarken,
Zoraki unuttum bir aşk dolusu Fransızca sustuğumda
Bana mı sesleniyordu Louis ağzında salya salya küfürlerle?...
Oysa kimse görmemiştir beni gece vakti, kaldırımlarda.
Fransızcayı susuyordum ve düşüyordun meteor yağmurlarıyla...
Balya balya saman taşıdığım otağları saygınzadelerin,
Kükürtle yıkanan kurt damarlı kürt kanından
Ama saygılarını duyuyordum, saygı duymak
Öyle bir ses olmadığında duyduğum kaygıya eş değer bir saygı.
Kaygı duymak dedim de, her sabah saat üçte bir kulağım çınlardı
Ve ben çığlardım kar kar kokan
Bildiğim tüm kelimeleri meze yaptım sonra yanında kedinin
Sobaydı derdim,
Son aydı.
Son ayrı-
Benle beni toplasan bir kıyamet olmazdı.
İtalyanca susuyorum şimdi, cinayet dilinde
Ve ne kadar sussam
Ve ne kadar şuursuzsam
Bir o kadar bitik bir cinnet dilimde
Müzikal kalitesini muziplik abidesi hurçlar yükleyip kaldırdığım şiirlere sorun beni...
Kışın sobada çıtır çıtır yanan oyuncak bebeklere
Ve hatta değneklere, kendinden deliyi görünce kapılıp paniğe
Sobalara atılan.
Sobelerle avlanan.
Tövbelerle ağlanan
Ağlamaklı bir tövbekar gibi
Gömsünler de şimdi beni
Sussunlar söylemesinler dualarımı, şiirlerimi
Dile getirilmiş olan ne varsa şu dünya üzerinde
Anlamını kaybetti...

Selin'S

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...