Hayaller bırakıyordu kadın, kurak gözlerinden
Yağmur sonrası nemini çekmeyen, yeni sulanmış- kurak gözlerinden.
Hayır, ağlamazdı kadın yaşadıklarına.
Hayır bırakmıyordu hayalleri bir merdiven boşluğuna.
Bir asil edayla fırlatıyordu,
Her bir hayali, içler acısı seslerin eşliğinde
Parçalanıyordu.
Sessizce bekliyordu kadın, bihaber gideninden
Dolunayla konuşuyordu bazen; benimsemişti üstelik, şikayetçi değildi
Kısacık kestiği saçlarıyla çevrili yeni kırık bakışlı yüzünden.
Hayır ağlamazdı kadın pişmanlıklarına.
Hayır haber beklemiyordu gideninden aslında.
Birkaç buruk saç teli döküyordu merdiven boşluğuna
Her bir saç teli, bir anıyı taşıyordu,
O, unutuyordu…
Selin'S
Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa, benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

Yorumlar
Yorum Gönder