Ana içeriğe atla

Kayıtlar

TürkülerleSevdaveboşluksuz

Sen benim ismimi bilmeyen adaşım Sen benim, sırlarımı bilmeyen sırdaşım... Sen... Derdimi bilmeyen dermanım! Dertli de keklik- duyar kulaklarım Tarihi geçmeyen bir türkü misali Ne zaman karşımda dursan Gözlerine aşk fısıldarım... Siyahlığı yudumlamaktan yoruldum Bir türkünün dizine yatıp Dertleri aklayabilsem!.. Sevdaya belki, savaş açıp, haklayabilsem!.. Ve sen, Benim yolumu görmeyen yoldaşım Ah kalbinde bir ışık olsam Kalbinde bir çiçek... Ve sen, benim dilimi bilmeyen sevdalım Bir bakışın diliyle beni anlayabilsen... Bir türkü gibi bu hayatım Senle geçsin diye yalvarırdım gök uzaklığa. Bitsin diye değil. Ben her gece senden habersiz-  el değil yürek açtım Allah'a Sen, benim Allah'ı yoklukta arayan dindarım! Biraz da sevmekte ara. -insanı- Ben bugünlerde yarımım Sende kalmış diğer yarım Ve sen benim öbüryarım olanım Beni tamamla Beni tam anla... Selestia

Fallanmış Kedi

Denizde susuz hissetmek ve Karada boğulmak gibidir tahammülün yalın hali... Gri huyları olan bir kediyi Ne tam beyaz ne de siyah olmayan ellerle Ürkütmeden okşamaya benzer tanımak birini... Elleri soğuk olanların sıcak olurmuş kalbi. Oysa elin sımsıcaktı sevgilim, Ruhun buz gibi... Ve yirmi beş yaşında da olsan, ya da doksan Kendini anlatamadığı her an Ağlayabilir insan. -Özellikle geceleri. Çünkü Zenci bir palyaço gibidir gözyaşı Görünmez boyaların altında Ve fark edilmez geceleri. Sonra yutacağını ve yuttuğunda kalbini keseceğini bildiği Bir tabak dolusu kedisiz kederi İndirimsiz sindiriverir. Üstüne bir dal sigara Külkedisi misali... Oysa öyle bir sevmek lazım ki Olmamalı ne destanlarda ne masallarda Emsali. Sahi? Ellerin neden sıcak? Ve neden ısıtması zor kalbini?.. Önümde önemli kahve falları Önemsenmeyecek kadar önemli bir aşkı Kapatıp, beklediğim... Fallanmasını ya da fısıldamasını bekliyor gibiyim -İsmini... Sevgi esirgenmez, Sevgi esi...

Keşmekeş(ke)

Burada kelepçeler yok, ama özgürlük de yok sevgilim. Kimse inanmıyor masumiyetimize... Hayatım boyunca kilitler vurduğum kalbim Ne yazık ki açılmıyor, anahtarı ellerinde... Burada gözyaşı yok ama huzur da yok sevgilim Her şey yolunda dediğin her şey tekdüze. Oysa ne vardı yaşlansaydık diz dize? Çocuklukta kalmalıydı tüm hayallerim Başıma dertler aldım herkes gibi, büyüdükçe. Tek bir saatim olmadı, hesabını veremeyeceğim Hesap defterleri sadece sende. Ve yıllar geçtikçe yıprandı sinirlerim Nasıl deliriyormuş insanlar, onu anladım delirdiğimde. Ve yıllar geçtikçe arttı basit hüzünlerim Nasıl intihar eder bir insan, onu anladım ölmek istediğimde. Ve sevgilim, Çok sevdim, çok delirdim, çok öldüm. Sen bilsen de aynı, bilmesen de... Selestia

Bir Çile Yün

Git. Ama çok uzaklaşma Bir insan öldüğü zamanlarda "Çilesi dolmuş" derler gıyabında... Bil Ama çok zorlama Çilem dolmadı benim daha Bir çile yün, demiyorum bak, Sakın yanlış anlama... Çeyrek asırlık bir çile bu söylediğim Üzüntü, dert, endişe ve tasa Nerede yazar aşk? Hangi kitap konu almış söyle bana Hangi kural konulmuş ve hangi yasada? Kal. Ama çok durma Bilirsin gam basar gönlüme Bilirsin dalamam uykulara Ve sensiz gülücük dağıtamam çocuklara... Bir dönmeli çocukluğa Dön Ama yanmadan değil Yanmak yakışır çünkü aşığa. Kaybetmek sadece çile dolduğunda olmaz Ben kendimi kaybettim Ama çilem dolmadı daha... Selestia

Arabesk Kelebekler

''Ya Rab! Kalbime verdiğin sevgiyi kalbimden geri al! Emanet taşır gibi hissediyorum içimde bir yerlerde... Al, çünkü o bana ait değil. Al, çünkü o, O'na layık değil... Ey tüm kainatı yaratan! İsyan değil bu, ben isyan etmem. Bedenime verdiğin nefesi ne olur al yanına... Emanetini taşıyamaz oldum artık içimde. Al, çünkü kırık kalbim ruhuma batıyor. Al, çünkü nefesler sek gitmiyor...''            Her şeyden vazgeçilen yerdeyim. Ve her şeyden vazgeçtim.           ''Eğer seni kırdıysam darıl bana ama bir gün beni ararsan bak ruhuma'' ve ''Sevgisizliğine bir kalp verdim, artık geri ver! Geri veremezsin aldıklarını... Her şeyi al bana beni ger ver, bir şansım olsun!'' İki farklı şarkıyı, iki farklı içtenlikle 'amin!' der gibi söylüyorum. Ve kırık bir şarkı gibi dildeyim, dilde sevilmenin ne kadar zor olduğunu bilsem de bitmeyen bir bekleme içindeyim.            Küçük ama mutlu bir dünya kurmuşt...

Kivi Çekirdeğini Doldurmayan Acılar

"Nefret ettiğini söylüyorsun, peki gerçekten ne hissediyorsun? Çünkü bunu diğer insanlara söylediğin zaman sadece söylediğini algılarlar ama ben biliyorum ki ilk aşkı unutmak kolay değil. Öyle kolay değil o işler... İlk emeklerin, ilk hislerin... Özlemiyle yanıyor olman lazım, ben olsam saçımdan itibaren alev almıştım şimdiye kadar... Özlemiyor musun?" Kırmızı kadına sordu bunu, ruhu kara saçları ve gözleri kara olmasına rağmen saçlarının ve gözlerinin karartısını aydınlık renklere saklayan kadın. "Elbette... İlla ki... Çok özlüyorum." Bir sessizlikten sonra devam etti: "Ama annemi kaybedişim geliyor gözlerimin önüne, Sonra insanlara 'ne kadar da şımarıklar' gözüyle bakıyorum sonra kendimi şımarık hatta hadsiz hissediyorum! Biri senin için o kadar emek vermiş ve artık istesen de göremeyeceğin bir insan, Diğer yanda senin annelik yaptığın ve kendi zevklerinden uzaklaşamamış, seni kendisi için değişmeye layık görmemiş, hak etmediği halde hala nefes ala...

Hayatımın İspanYOLCUsu

Merhaba, Her tavrın, her yüzün, her sesin senin tavırlarına, yüzüne ve sesine benzemesini isteyişim bu gidişle beni kendime düşman edecek... Merhaba satırlarımın sahibi, Hislerimin veya benim değil sadece sana yazılanların sahibi olarak kalacaksın. Başka çare yok ve neredeyse eminim üstelik: bu karar beni ciddi ölçüde pişman edecek. Uzun imgelerle yorduğum yazılardan, uzun açıklamalarla harcadığım yıllarımdan, uzun sessizliklerle tükenen anlarımdan, uzun süreler boyu silinmeyen anılarımdan özür diliyorum. Bir de senden. Aslına bakarsan sebebini pek düşünmedim.  Eğer biraz olsun hafızası güçlü bir kadın olsaydım, sözlerini atamasaydım eğer içimden, kırgınlık saklayıp büyütseydim sevgi yerine hayatımı ve hayatını cehenneme çevirirdi öfkemin ateşi. Anlamaya çalıştım seni. Emin ol hiçbir çabam sonuç vermedi. Ben de çırpındıkça batmaya başladım, panikle boğulma eşiğinde, son arzusu zamanı geri almak olan herkes gibi.  Yüz hatların, güldüğün zamanlarda çatlatırdı fikrimce, dünyan...