Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KIRIK

‘Gündüzün arayanlar olmuşsa da, her yer ve her şey gibi kapımın çıngırağı da kırık olduğu için işitemedim.                                                                                                                                         Şair Nigar Hanım    Bu Osmanlı hanımefendisinin, ardında bıraktığı ...

HAYAL ET

Eminim ki bu piyes, Kâğıt üzerinde, gözlerinizde ve zihninizde Sahne üzerinde canlandırmanın anlamsız kalacağı bir biçimde Güzel ve etkileyici olarak oynanacak. Bu düşünceyle; BU PİYES, SADECE OKUNMAK İÇİN YAZILMIŞTIR. İyi seyirler… Oyuncular: Can, Deren Oyuncu tahlili: Can: 32 yaşında olmasına rağmen derin çizgileri olan, yine de güzel denilebilecek yüz hatlarına sahip, siyah dağınık saçları olan uzun boylu bir adamdır. 20 yaşında sevgilisi Deren’i kaybetmesini takip eden 5 yılını, yabani, yalnız ve dağınık bir adam olarak geçirmiş; ardından sıklaşan rüyalarında teselli bularak yeniden hayata tutunabilmiştir. Sevgilisiyle yeni bir hayat kurmuş gibi her şeyin çift kişilik olduğu bir düzen oluşturmuştur kendine… Tek kişilik bir aile… Yazdıkları ve düşündükleri kadar var olabilen bir adamdır Can; çünkü yaşamını düşünüp yazdıkları ile devam ettirmektedir. Entelektüel yönü ağır basar. İnce ruhlu, derin düşünceleri olan biridir. O derinlikte boğulup boğulmadığı ise gör...

Yorumsal

Seni tanıdığıma hiçbir zaman pişman olmadım Umutsuzlukla karışırken göz yaşlarım Boşunaydı belli etmeme çabalarım Sen beni tanıyordun,sen anlardın... Benim için varsın sandım ve sen bilmezdin Kendi ızdırabımda döne döne yandım... Aşk bu ya... Sen ''git'' dedin,ben öylece kaldım... Hala bıraktığın yerdeyim sevdiğim Hala aklımda adın... 'An'lık anılarımız var bir de, uğraşıp unutamadığım.. Özlem mi,acı mı,yalnızlık mı? Evet,en ağırlarını yaşadım... Ama insan yalnızken bile Büyütebiliyormuş sevgisini içinde Araya yıllar,yollar, başka insanlar girse bile Aşka engel yokmuş,sende anladım...                                     ---SeLiN'S---

Yorumsal-2

Saf ipekten saçlarınızla uyumluydu saf aşktan biçilmiş kaftanım. Sanırım bu sevgi size bir kaç beden büyük, bayım. Ben kendimi satır aralarında anlatma çabalarındayım; Sizse görmezlikten gelin beni... Ben sevgimi yalnız yaşayayım; Sizse,artık maziye gömün beni... Üstünüze oturacak sevgilerin olduğu yerler vardır elbet. Satılık sevgiler, günü birlik sevdalar, bir var bir yokmuşlar, bir masal dünyası bulun kendinize. Dünya denen yerde, gerek kalmaz fazla zahmet etmenize. Ben de... Ütopyalarımla, kurgularımla, satırlarımla, duygularımla kalayım artık... Bırakın...  Ben ne yalnız kefenler eskittim sizden önce. Yanlış anlamayın, bitiş demek değildir, bir kefenin geçirilmesi bedene. Yepyeni başlangıçlardır. Kalbime yeni bir bembeyaz kefen giydirdim; fazla kırılan, hem seven, hem giden, sahipsiz, sahiplenmeksiz yaşayan ve hiç var olmamış gibi ölen ve hiç ölmemiş gibi yeniden sessizliği dinlemek için dünyaya kulak veren kalbime... Size bağışlamıştım hani... Eksikliğini çok hissetmeyi...

Rüzgara Karşı

Bir yerlerde yağmur  yağarken, Sende şimşekler çakar, ruh gürler... Ve ben hala yarım akıllı,  Resmediyorsun zannedip yaşanan anı,  Koskocaman gülümserim.  Ben bugünlerde çok kötümserim…  Zihnim karlarla kaplı,  Kalbimin yolları çoktan kapanmış.  Şiirlerimde yaşanır dört mevsim,  Kalemimde yağmur çiseler kıpkırmızı , Güneş açar ardından  -Ben gözlerinin bulutlarına hasret-  Fırtınayı beklerim…  Ben bugünlerde çok küçümserim;  O kaynar kazanları , Kaynatıp karıştıranları , Oysa benim de bir zamanlar,  Ateşe vermişliğim vardı hayatı...  Ben bugünlerde bir başka özlerim ; Annemin alıp karşısında küçük bedenimi , Büyük bir ciddiyetle söylediği sözleri.  Çocuk aklımla herşeye gülüp geçtiğim,  Tüm evrene güvendiğim günleri…  Bir kediye ürkütmeden yaklaşıp,  Tüylerini sevmeyi…  Babamın boynuna kurulup,  Dünyanın en rahat koltuğuymuş gibi, ...