Ana içeriğe atla

Gölgeler Çekildiğinde Çekirdek Hisler


Bir ben biliyorum, bir de sen. Bir ismin anlamını... İkimizin adının yanyana gelmesiyle oluşan bir isim, üstelik nasıl da kulak tırmalayıcı! Gölgeler çekildiğinde kahrolmak ve aşka sövmek demek, anlamsızlığın içinde ehvenişer! Şu saatten sonra benden bana gelecek hayır bile şer... Şu saatten sonra öyle çoğum ki artık, her yerde sesimi duyup hiçbir yerde göremeyecekler. Aşk çoğaltırmış insanı, beni yalnızlık çoğalttı. Öyle korkuyorum ki kendimden, her yerde kanlı bir izimi görüp hiçbir yerden silemeyecekler.
Bir ben duyuyorum, bir de sen. Yüzünün bitip boynunun başladığı yerdeki naif kokuyu. Durmadan geçen arabaların kaybolan lastik sesini. Tene vuran kavurucu güneşin ardından buz gibi suların hazzını... Meyus bir dönem içinde bulunduğum. Mayıs gibi değil pek hasretle tutunduğum. Bir ben mi kalmışım öyle sevebilecek, öyle safderûn? Ne dostluk ne de aşk, haddizâtında tek bir gerçek kalmış, kırıp yok edip bırakmakmış, su götürmüyor unuttuğum...
Bir ben gidiyorum, bir senden bir de anılardan. En iyi yaptığım şeydir pâyidar kılamam hisleri ve çok severim üstelik apansız gidişleri. Gidebilen ve gözyaşlarını boynunda taşıyan her kadını severim, hepsi de benim gibi. En sevdiğim rengi saçlarımda, en sevdiğin rengi gözlerimde ve tüm uçurtmaları Mayıslarda taşıyıp gidiyorum şimdi. Kendi masalımın kahramanı olma rolünü aldım işte ellerinden ve kim olursa olsun okunmaya değer bir masal olacağına kaldırıyorum kadehimi!..
SelinS



Yorumlar

  1. işte o zaman iş deişir ...
    senin farkın ne
    deli gibi seviyordum

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...