Ana içeriğe atla

Tasarısız Tasanın Tamamlanmış Taslağı

Ben, seni severken
Neler neler öğrendim...
Sevilmenin nasıl olduğu dışında.
Aynı anda
Sol gözden akan üç damlanın koluna
Sağ gözden akan dört damla koynuna giriyor
Ve minik bir yağmur oluyorlardı
Yedi renk gökkuşağı bu yüzden, her yağmur sonrası...
Her özleme bir tane,
Her hisse bir tane renk veriyorlardı.
Yüzümden süzülürken siyah bir leke
Göklerde süzülürken minik bir saka
Anılardan süzülüp de içimden geçen
Yaka yaka
Hayat oluyorlardı...
Sonra duruyorlardı.
Her sona eren şey gibi.

Haftayı yedi güne tamamlamak zordu örneğin
Bırakmalıydık ve beşte kalmalıydı.
Aşklar yirmi beş yaşından değil de,
Bir diğer hayattan gün almalıydı...
Aşık, kanatana değil
Bir kuşun kanadına takılmalıydı...
Kancayı taktığımız diğer gönül uzaklaşırsa
İçimizde bir yer artık dikiş tutmazdı
Uçmak için vardı çünkü kanatlar
Bir aşk yüzünden terk-i diyar
Etmeye yarardı...

Ben seni severken,
Neler neler öğrendim...
Sevilmenin nasıl olduğu dışında...
O hep adı karalanan karga
Aslında dört ölüm görmüş
Üç aşk geçirmişti
Ve aşk aslında ölmekti
Toplamda yedi edivermişti, kolayca
Yedi kez ölen karga,
Her defasında yine sevmişti
Ve aşk, nefes alabilmektir
Sevdiğinle yan yana (yana)...
Her ne kadar karalansa da karga
Ruhu kıpkırmızıydı benim gibi
Onun da...

Selin'S

Yorumlar

  1. Çok hoş ve akıcı güzel bir anlatım olmuş. Kalemine,yüreğine sağlık değerli kardeşim. Tebrikler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yazının sahibini en çok mutlu eden şey beğenilmesi hocam, siz de biliyorsunuz zaten. Çok mutlu oldum teşekkür ederim:)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...