Ana içeriğe atla

Ne,Ne Olmayandır?... (-Deneme)


 

Yaş, rakamlarla değil; yaşanmışlıklarla ölçülür...

Aşk, kaç kişiyi sevebildiğin değil, birini ne kadar sevdiğindir...

Özlemek,'o'ndan ayrı kaldığında yanında olmasını istemek değildir;

Yanındayken bile gözlerinde kaybolup, yaşanılan zamana dönmeyi dilemektir.

Yanındayken bile yetinememek saniyelere tüm sevdayı sığdırmaya çalışmaktır.

 

Ömür, uzun değildir... Sevemezsen birini

Ömür, kısa değildir; sever ve tüketmez isen o sevgiyi...

Kelimeler, anlamlıdır... Farklı yollarla söyleyemezsen hislerini

Kelimeler, önemsizdir; daha konuşmadan anlıyorsa seni karşındaki

ve kişiliğidir insanın sahip olduğu tek gerçek mücevheri.

Ondan taviz verirsen eğer,

Ardına bakmadan gider, affetmez seni.

 

İnanmak gereklidir şüphe duymadan

Güvenmek zorundadır aslında her insan

Yaşamak ve ''yaşamı oynamak'' farklı şeylerdir

Yaşıyorsundur esasen, güvenebildiğin zaman...

 

Affetmek erdem değildir

Affetmek sevmek, değer vermektir.

Ne kadar yıpransan da onun yüzünden

Nerde olursa olsun  ona dönmektir.

 

Çaresizlik değildir gözyaşları istemeden akınca

Unutulmaz sen ne kadar 'unuturum' sansan da

Güçlü olmak zordur diyen varsa haksızdır

Bir gün anlayacaktır 'güç kasta değil zekâda'

Bazen susmaktadır güç, bazen kibar olmakta

ama farkettim ki, en büyük güç doğada

En masum sevgide ya da yeni doğan çocukta

Tecrübedir yaşam kitabı, imzam var her satırda...

 

                                                   ---SeLiN'S--

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahammüle Ünlem

Yorgunluk... Felsefenin etrafına yaydığı sisten Keskin ve kesin çizgili tüm belirsizlikten Olması gerekeni sağ yanına alıp Sağ gözünü sol eline koyan görmezlikten... Anlamsız oynayan ekranların Işıklı vitrinlerin gerekli görüldüğü, Gerçek ışığın aşk olduğu gerçeğinin Çerçeveletilip duvara asıldığı Duvarların çivi delikleriyle dolu olması bir yana Her şeyin sadece lafta aşıldığı İnsan iğrençliğinden. Yorgunluk... Aşka dair, ümitlerin yitişinden sağa dönüldüğünde korkuların ana girişinden Seçimler, alternatifler ve çoktan seçmeli soruların Şık adı altındaki rüküşlüğünden... Bir ölünün arkasından kalan ölüm kokusunun zehrinden Bir türlü masanın üzerinden kaldırılmayan Demode ve ölü yadigârı babaanne gümüşlüğünden... Yorgunluk... Gelmişinden geçmişinden, düzünden tersliğinden! *** Hayattan zevk almayan bir insan, ne yapıyorsa yaşamak için yapıyordur. Sevdiyse, uğraştıysa,  benimsediyse, yazıp çizdiyse "ben hayatı tek başımayken yaşamaya değer bulmuyorum, ...

ÇEMBERİNDE GÜL OYA

Biricik anneannem Sadiye ÖZBEY'in anısına... Bu yaşa kadar hiç kimseyi kaybetmeden gelmiş olmam, belki şükür sebebiydi belki de şımarıklığa yol açmıştı bilemiyorum. - ara sıra insanlarla aramda geçen küslükleri saymazsak.- Ölüm hakkında düşünmek ve ölüm fikrine kendini hazırlamak ile ölümü yaşamanın arasında dağlar kadar fark varmış. Bir insanı hayatından çıkarmakla bir insanın hayattan silinip gitmesi arasında uçurumlar varmış. Otuzuma beş kala verdiğim ilk kayıpla, kaybetmeyi öğrendim. Her şeyi kontrolüm altında tutmaya çalışırım normalde, genlerimden gelen bir 'aşırı kontrol' durumuyla yaşıyorken, bazı şeyleri asla kontrol edemeyeceğimizi ve ne yaparsak yapalım bazı şeylerin asla değiştirilemeyeceğini fark ettim.  4 saatlik 4 senelik ya da 94 senelik bir yaşam arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. Oysa 94 seneyi toprağın altına sığdırmak daha zor olmalıydı, o çukur daha derin kazılmalıydı meselâ ve anneannemin bedeni daha heybetli olmalıydı... *** İnanmak ile ina...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...