Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yağmur başlasa camlara koşmak için bir sebebim olurdu Sevildiğimi bilsem, sevmeye niyetim... Ne zaman dilim damağım kurusa Sular kesilmiş olurdu. Sonra kırık hayallerim akardı gözlerimden Susuzluğumu geçirene kadar!... Oysa sensizliği geçirmenin bir yolu yoktu. -gidiyorum, bu sondu.- Ne zaman hava kararsa, ışıkları yakmak için elimi uzattığımda Elektrikler kesilmiş olurdu Ve ben hatrımda kalan dolunayın hatırına Işıkları doldurup acıları söndürürdüm Yaralarım kapanmazdı ağladıkça Bir zümrüt de değildim bir anka da... Aslında biz senle mutlu olabilirdik Birimiz Mut'da doğmuş olsa!
Gidişin hissedilmedi buralarda sevdiğim... Kışın karlar yağmaya devam etti, küsmediler gökyüzüne Bahar geldi, yeşerdi yapay çiçekler, doğal olmadıklarını bile bile. E bi'zahmet! Ve ben seni seveceğim kadar başkasını sevdim İşte... Kime niyet, kime kısmet! Ben, senden sonra bir kez öldüm sevdiğim. Yer yok burada Pollyanna'lara. Ama ben de Zeyna değilim, önce bunu anla. Tek başıma onca şeyle mücadele edemedim... Ben senden sonra bir kez öldüm ve aynı gün dirildim. Sonra ne mi oldu? Senle dinlemeye niyet ettiğim tüm şarkıları bir başkasıyla dinledim. Sonrası mı? Hayır, sevmedim. Ama sevildim. Sonrası... İyilik güzellik, Sonrasında sen yoksun sevgilim.

Dilencinin Duası

Yağmurda ağlamak için beklemediğim bir günde sırf yağmurda ağlamış olmak için ağlamıyorken üstelik, yanaklarımda dolanan soğuk yağmur taneleri ile içimin ateşiyle yanaklarımı yakan gözyaşı damlalarının yoğunluk farkını bir tek ben fark ediyorum.  Mutluluğa dokunmak için ölmem lazımdı. Bunu bir tek ben biliyorum. "Sevgi dolu geçsin günün!" deseydin be dilenci kadın. Farklı bir dua etsen belki tutardı. Cebimdeki son parayla aldığım simidin yarısını sana verdiğimde, sen de ağzına daha bir lokma koymamıştın. Neden farklı bir dua ile açmadın ki o ağzını? Sen ol bugün de ölme isteğimin sorumlusu. Sen öl bir gün de mutsuzluk içinde. Sen öl bir gün benim yerime mutsuz. Sen ol benim ölümümü gören tek insan. Yürümeyi öğrenmeden düştüğüm için, erken karardı düşlerim. Çakılı kaldım buraya ama buralara ait değilim. Ben, sana da ait değilim sevdiğim. Sadece sevilmeyi tatmadan daha, sevebilmeyi öğrendim. Kendimden bir tane ben -eksiksiz- eksildim. Her şey yarım. Ben yarım. Ve bir te...

KANSER VE KRAKER

Masallar yanlış anlatılmıştı çocukluğumdai Sindirella'nın da hiçbir şeyi sindiremediğini öğrendiğimden beri Çiğnemeden tutuyorum her şeyi, tüm sözleri... 'Bir ömür benle nasıl geçerdi' sana sorsam. Bana sorsalar gördüğüm en güzel şey 'bizdik' sevgili. Ve uyumsuzlukta buldum uyumu Omzunda uyudum en derin uykumu Ve en çok da ben bilirim her sustuğumda aslında çok geveze olduğumu. En çok ben veda ederim, içime çektiğim zaman kokunu... Her yüzüne baktığımda, yarınlarımda bir kangren, duygularımda bir kanser Anılarımda çubuk krakerler ve hassas kraterler... Her yüzüne baktığımda... Masallar diyorum yanlış anlatılmıştı çocukluğumda. Yanlış anlama ama, Ben bir kedi olsam, kendim tarafından bakılmak istemem. Ben bir adam olsam, -olamam. Ben bir değer olsam sıfır olurum. Ben bir masal olsam Hansel de değilim Gratel de. Gökten düşen elma olup birinin ölümüne sebep... Ben bir düş olsam bile Unutulurum. Anılarımdan sevgiler, anekdotlarda kal. Belki yar...

TürkülerleSevdaveboşluksuz

Sen benim ismimi bilmeyen adaşım Sen benim, sırlarımı bilmeyen sırdaşım... Sen... Derdimi bilmeyen dermanım! Dertli de keklik- duyar kulaklarım Tarihi geçmeyen bir türkü misali Ne zaman karşımda dursan Gözlerine aşk fısıldarım... Siyahlığı yudumlamaktan yoruldum Bir türkünün dizine yatıp Dertleri aklayabilsem!.. Sevdaya belki, savaş açıp, haklayabilsem!.. Ve sen, Benim yolumu görmeyen yoldaşım Ah kalbinde bir ışık olsam Kalbinde bir çiçek... Ve sen, benim dilimi bilmeyen sevdalım Bir bakışın diliyle beni anlayabilsen... Bir türkü gibi bu hayatım Senle geçsin diye yalvarırdım gök uzaklığa. Bitsin diye değil. Ben her gece senden habersiz-  el değil yürek açtım Allah'a Sen, benim Allah'ı yoklukta arayan dindarım! Biraz da sevmekte ara. -insanı- Ben bugünlerde yarımım Sende kalmış diğer yarım Ve sen benim öbüryarım olanım Beni tamamla Beni tam anla... Selestia

Fallanmış Kedi

Denizde susuz hissetmek ve Karada boğulmak gibidir tahammülün yalın hali... Gri huyları olan bir kediyi Ne tam beyaz ne de siyah olmayan ellerle Ürkütmeden okşamaya benzer tanımak birini... Elleri soğuk olanların sıcak olurmuş kalbi. Oysa elin sımsıcaktı sevgilim, Ruhun buz gibi... Ve yirmi beş yaşında da olsan, ya da doksan Kendini anlatamadığı her an Ağlayabilir insan. -Özellikle geceleri. Çünkü Zenci bir palyaço gibidir gözyaşı Görünmez boyaların altında Ve fark edilmez geceleri. Sonra yutacağını ve yuttuğunda kalbini keseceğini bildiği Bir tabak dolusu kedisiz kederi İndirimsiz sindiriverir. Üstüne bir dal sigara Külkedisi misali... Oysa öyle bir sevmek lazım ki Olmamalı ne destanlarda ne masallarda Emsali. Sahi? Ellerin neden sıcak? Ve neden ısıtması zor kalbini?.. Önümde önemli kahve falları Önemsenmeyecek kadar önemli bir aşkı Kapatıp, beklediğim... Fallanmasını ya da fısıldamasını bekliyor gibiyim -İsmini... Sevgi esirgenmez, Sevgi esi...

Keşmekeş(ke)

Burada kelepçeler yok, ama özgürlük de yok sevgilim. Kimse inanmıyor masumiyetimize... Hayatım boyunca kilitler vurduğum kalbim Ne yazık ki açılmıyor, anahtarı ellerinde... Burada gözyaşı yok ama huzur da yok sevgilim Her şey yolunda dediğin her şey tekdüze. Oysa ne vardı yaşlansaydık diz dize? Çocuklukta kalmalıydı tüm hayallerim Başıma dertler aldım herkes gibi, büyüdükçe. Tek bir saatim olmadı, hesabını veremeyeceğim Hesap defterleri sadece sende. Ve yıllar geçtikçe yıprandı sinirlerim Nasıl deliriyormuş insanlar, onu anladım delirdiğimde. Ve yıllar geçtikçe arttı basit hüzünlerim Nasıl intihar eder bir insan, onu anladım ölmek istediğimde. Ve sevgilim, Çok sevdim, çok delirdim, çok öldüm. Sen bilsen de aynı, bilmesen de... Selestia