Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ley-

Leyla olmasaydı eğer, Mecnun aşka koşmazdı, Leyla'sından ayrılmasaydı Neşet, şu saatte bu kadar güzel türküleri içemezdi şu insanlar, Leylaklar olmasaydı diyorum, Nisanlar bu kadar güzel kokmazdı... Ve acılar yaşardı insan, aşkı bulurdu, mecnun olurdu, şiir yazardı "Zamanla geçecek", derdi densizin biri, tanımadan zamanı O insan için tutunacak tek şeydi belki o acı, Belki sevdiğinden ona tek kalandı Bitsin istemezdi, bir şekilde öğrenirdi onunla yaşamayı... Üstelik "Zaman" denen bu sinsi kadın, unutturmayacak kadar vicdandan soyutlanmıştı... Mecnun aşka koşmasaydı, Leyla'nın bir anlamı kalmazdı Neşet ağlatmasaydı sazının gövdesini, Leyla bir sevdayı asla anlayamazdı... Selin'S
Ne yapsam da yalnızlığımın yosun tutmuş kayganlığıyla, bir hayatı tutamıyorum ellerimde. Samimiyetsizlik mideme oturuyor sonra, dilimde bir ülserin bıraktığı kan tadı... Hazımsızlık eseri mide yaraları... Ve seviyorum doğallığı. Ve reddediyorum bu kadar basit, içi başka dışı başka insanları... Eğer ellerimi siyahlar bulaşmış ellerinizle sıkarsanız, yüzünüze süreceğim tek renk kömür tozu rengidir efendim, kapkara. Kalplerinize yabancı olmayan ama gök yüzüme yabancı bir renk sayarım siyahı. Sonra gidersiniz, ben kalıp bağlarım karaları. Sonra iki damla gözyaşı bırakırım sevdiğime benden tek anı. En iyi yaptığım şey gitmektir, bilirsiniz sevmem zoraki kalışları... Selin'S

Anka'yı Anlamak

Anlamak sana bir adım uzak, Ankalar bir kanat ötende... Genelde anlıyormuş gibi yapar insan Bir daha doğmayacakmış gibi yanar anka kuşu Kendini anlayamazken başkasını nasıl anlar insan Gözlerimin önünde alev alırken nasıl doğar anka kuşu Duvara bir örümcek pustu Satırların sesini dinliyor saat bire doğru. Gözlerim değerse dizelere Yanacaklar yeni baştan doğmak üzere Ve ben küsüm artık, gelmiş geçmiş bütün şiirlere... Anlamak için bir şeylerden vazgeçer insan Alev alacağını bilerek doğar bir anka kuşu Anka'yı anladığı vakit tamamdır işte Bir ademin doğduktan sonra adam oluşu... Selin'S

Bitmek Eylemi

Otların bittiği yer vardır, Cinsine göre yağmuru, toprağı, güneşi uygun... İnsanların bittiği yer vardır, Tükenmenin eşiğinde, ses tonu donuk, tepkiler durgun... Aşkların bittiği yer vardır bir de Neden çiçeklerin bitmesi olumlu bir eylem iken Aşklar bitmez çiçeklerin toprağında diye Dönüp de bir Mecnun'a sorun... Hep aynı başlangıcı, hep aynı sonun. Kim olduğunu unut. Unut kim olduğunu. Ne çiçekler intikam alacak senden Ne insanlar hesap soracak henüz yaşıyorken. Ne de ben... Ve aşkın öcü diyor isem Öcü Karanlıkların arasında bir dolap kabusu... Ve sen sevdiğim, unut bir an önce Kim olduğunu... Sahi, bir Özdemir vardı, O'na ne oldu?... Selin'S

Pandomime Son Mim

Karlar durmuş ve susmuştu kediler de Popüler kültürün en utangaç esiri olmuştu, ''Beni öp, sonra doğur beni'', anne. Şu saçlarımdaki nisan mı? Devam mı etsem, dursam mı? Kafama takılan bir şey var bugünlerde Hamlet'in elindeki kuru kafa kadar değil belki Ama bir kafa, Ölüm soğukluğu kadar kuru olmasa da kafadır işte Dursaydım keşke. Ve şimdi sen bu dünyaya beni bıraktığın için Benden bir kez olsun özür dile. Pandomimciler terk etmişti sokağı,güller de Avcumu açtığım zaman göklere, şiir beklerdim Dizeler yağsın isterdim avuç içlerime Bir çiçek hediye edildiğinde Çiçekle birlikte kuruyup gitmek değil Hayat vermek isterdim köklerine Ya da ne bileyim, replik olmak bir pandomim sessizliğine... Duy anne, duyumsa Hayali olmayı, Heveslerin boncuk boncuk dizilmesini içinde.... Ve yaptığın en büyük hatayım ben Her gün ölen bu bedenden, bir kere özür dile... Selin.

Yokuş Gibi Yok Oluş

Geçmiş, dudaklarımda paslı bir demir tadı... Ayrılıktı aşkın ölümü  -ve bana göre, hiçbir aşka yas bulaştırılmamalıydı...- Hiçbir makyajlı göze yaş, Ve herhangi bir dinginliğe bir telaş... Voltalar atıyorum, aşağı-yukarı Bir kutu süt ve biraz badem alıp gidiyorum evime, Evim benden daha yalnız, özellikle son günlerde Arşınlıyorum Ankara'nın bir sokağını Bir yokuş aşağı, bir yokuş yukarı Ama yokuş aynı yokuş Ve kelime olarak 'yok oluş' a benziyor tıpkı.  -ve bana göre, hiçbir aşka yas bulaştırılmamalıydı...- Görmezden geliyorum bana doğru dönen bakışları Çünkü hiçbir bakış açısı, tam sığdırmıyor beni bir göze Lanetler ettiğimin açısız bakışları, Baskılar bırakıyorlar, değdikleri yerden geriye. -je suis un peu folle ces jours-ci,- Belki de biraz delirmişimdir bugünlerde... İnce satırlarla ördüm kalbimi, Kördüğüm olmuş, iyiden iyiye... -iyiyim, sen nasılsın? iyiyim ben de...- Atmosferin sarkacında salınan bir ritmi tutuyorum, Ellerimde......

Hayallerin Kimyası

Biraz, hayallerden bahsedelim; hayallerin ruhundan ve değişiminden... Bir hayal, gerçekleştiğinde ne olur? 'Gerçekleşmiş bir hayal' hayal midir mesela?  Ya da kırılmış bir hayal, devam ediyor mudur şeklini korumaya? HAYIR. Bir hayal sadece hayalken, hayaldir; tıpkı yaşamın sadece yaşarken yaşam olması gibi... Tıpkı bir tutam şiirin sadece okurken ve dokurken şiir olması gibi işte. Sinirlerimin avuç içlerimde tırnak izleriyle belirivermesi Kokunun her sarıldığımda bir parçama sinmesi Geçişe özlemle ve gelecek hayalleri Ve bir salkım üzüm gibi kısalıp duran şiir dizeleri... Bir hayal, sadece hayalken hayaldir. Kırıldığında ya da gerçekleştiğinde değil. Selin'S