Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İki Olsam?

Eğer ben bir tencere olsam, Bütün iyi niyetlerim yenilmiş ve dibim sıyrılmış olurdu. Kapağımı bulamazdım örneğin, Yuvarlanamazdım... Dibim tutardı, yanardım pişmekle kalmayıp Kararırdım, çok kararırdım... Ben bir alkolik olsam Sadece anlamlara ve dolunaya kadeh kaldırırdım. Eğer ben, bir kadeh olsam Kan kırmızı kutsallığa boyanır Ve eğer kurt olsam bir r çıkarıp içimden Kendimi kutsardım... br /> Eğer ben bir tanık olsaydım Yamalı tahta tanık koltuğunda oturarak İdam edilen umutları izlemek yerine, Gidip sadrazamın tahtına kurulurdum. Her koltuk özünde birdir ne de olsa Her insan özünde birdir. İnsan olurdum... Eğer ben bir şiir olsam, Şaraba gömerdim başlığımı... Sonra, Boğulurdum... Selin'S

Mahcubiyet Tezatları

Bir kaç meleğe mahcup olmamak için nefes alıp veriyorken Öyle çok yoruldum ki, kalbimi çıkarıp koydum bir kenara, hiç düşünmeden Balona ağır gelen cisimleri ağıtlarla aşağı bırakan bir adamdı Şehrimde şarkıların ölmüş olma sebebi... Oysa bir insan ölmüş olamazdı, çünkü ölmek ve olmak O'nunla benim kadar zıt kavramlardı. Bu yüzden bir şarkıya nakarat olduk sevgilim Bizi biz yapan, aramızdaki tezatlardı.... Selin'S

Masumane Katliamlar

Bıçaklar bulutları dilimliyor her gün, Rendelerden geçiyor hepimizin hayalleri Satır darbeleriyle olgunlaşıyor belki birileri Sonra satır satır kanlar döküyor da, Hatır için okunmuyor, dizeleri... Sen gelmemiş olsan belki, Saatin akrebi, yelkovanı zehirlerdi. Oysa diyorum bazı zehirler ne güzeldi Senin gibi, tenin gibi, aşk gibi... Her şeyin katliam yapabildiği bu hayatın Tek yaratıcısı sesin şimdi... Selin'S

Sardunya Terazisi

Kaplumbağanın ölümünü hatırlıyordum, Yaratılırken dünya kimse özenle çalışmamış  İnsanın yapım aşamasında... Boyun bağını bağlamayı unutan bayları düşünüyordum Çelişkilerinin çatırtısını yansıtmış içinden Laf olsun diye yapmış yaptığı işi, çamur misali... Dilimden kaldırımlara yağan kara şarkılar düşürüyordum Ve düşürüveriyordum, ceketimin cebinde kalmış son sigarayı Karlara... Armağan ediyordum, ne olurdu kanıma karışmasa? Peki ya kurumazsa Ve ya duyuramazsa sesini, Boyun bağını bağlamayı unutmayan bay şiirli efendi Harcanır ve silinirse bizim gibi...? Sardunyanın ölümünü hazırlıyorum. Bir kibrit, bir kalem ve bir tabut bu gecenin esiri... Kaplumbağa ve sardunyayı aynı kefede tartıyorum da, Siz söyleyin, yok mu şu kefenin bir cebi? O zaman siz söyleyin Biz, Böyle... Selin'S
Sonra yalnız insanlar Bu soğuk kış gecelerinde Erkenden pijamalarını giyip uyuyorlar. Belki o en sevdiğim Okur da dizelerimi Dizleri eskimiş bir pijamayı atar üstünden Biraz yürür sonra soğukta Rüzgara kafa tuta tuta Hayatın anlamını anladığında Belki bir sebep bulur da Arar beni. Yalnız tipler böyledir işte, Bir umuttan bir diğer umuda Konar durur da Üşümez kanatları.... Sonra yalnız insanlar, Sonra neden yalınız? Selin'S
Dünyayı ben kirletiyormuşum gibi bir his var içimde Ben olmasam daha mı temiz, daha mı güzel olacak şu dünya?

Biliyorsun Aslında

Nasılım biliyor musun? Bir karga ağlıyor benim yerime Bir kavga kopuyor içimde O hiç susmayan, Allah vergisi iç sesimle Karanlık yine gündüzüm dediğim Ya soluyor, ya dökülüyor dizelerim Anlamları kaybolmasın diye Kelimeleri birleşik yazacak haldeyim... Neredeyim biliyor musun? Sendeyim. Hem de ilk kez, hem de sen yokken Bir derin keder havasını bir büyük yudumla dinliyorken Şşşş, ağzında üzüm varken konuşma Dökülmesin tanelerin Tam da olmuyor derken, Başımı koyduğum yerdeyim. Ne diyorum biliyor musun, Hani delilik dediğimiz o kel dede Anlatırken masallarını, başımız dizlerinde Ben öylesi bir hayatı özlüyorum Kelimesiz, karmaşasız, sade Ve ölülerimi gömüyorum Çünkü çok sık oluyor bu, çok erken ölüyor hislerim de Durduramıyorum... Ne diyorum biliyor musun? Hala çocuk rüyalarım... Çocukluğumu geri istiyorum. Neredeydim en son? Şimdi tam da o keskin çizgide ben, Deliriyorum.... Selin'S