Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gençliğine ve duruşuna aşıktım. Üzülemiyorum, mutlu olmaya çalışıyorum fakat gülemiyorum. Bir damla yaş düşmüyor gözlerimden. Sen bakmıştın gözlerimin içine en son, bakışlarını akıtmaya kıyamıyorum... Bir şarap şişesinin dibindesin sevdiğim, farklı bir hayat yaşıyorsun, benimkiyle kesişmesini beklediğim... Ve yudum yudum bitiyorsun, tutamıyorum... Selin'S
Kendimi boşluğa bırakırken Ayak bileklerime bağlayacağım ağır anıları Şehir, gökyüzü ve altında nefes aldığımız her şey aynı Yerli yerinde anılar Sadece artık bakışlar farklı. Bakamayışlar soğuk, Gözlerin donuk... Yaratan diyorum, Bir kez daha bize verir mi bu hakkı? Çünkü ben seni tekrar sevmeyi Senle tekrar doğmayı ve defalarca ölmeyi İstemem geçti artık, istemek aptallığımdı. Şimdi gelmeyecek geleceklerin soğuk mavileri senin olsun Ben kendime ayırdım kırmızıları Sonra sende yitirdiğim her anlam için Ellerimle gömdüm kayıplarımı... Sonra sildim aklımdaki kayıtlarımı Yaram daha da kanamaz dedim, Kanım durmadı... Selin'S
Bugün yine yıldızlar kopuyor Fırtınaları misali güneşin İç çatışması gibi gökyüzünün Kaş çatması gibi gül yüzlünün Bugün yine yıldızlar çakıyor Şimşek misali Zeustan gelen Ve başını kaldırıp yıldızları öpmeye üşendi insan, Görmedik parlaklığın yıldızını Yıldızın parlaklığını Parlaklığın parmaklığını. Ve insan Anlamsızlıkta kayboldu çoğu zaman... Derin sular yerine kuytu kıyıda Boğulup gitmekti yaşam. Selin'S
Bak, ağlayacaksan oynamayalım, bitireceksek başlamayalım... Eşyaların üzerini örtüyle örteceksek hiç kullanmayalım. Salonun kapısını kilitli tutacaksak tek odalı evlerde yaşayalım. Kırılacağını bilsek bile hayal kuralım... Ah min-el aşk ve min-el garaibi... Bittiğinde her notada onu duyacaksam sağır olsun kulaklarım. Bir insanın hapsedeceği hüzün yanım, aşk yanım, yaralarım... Ah benim notalarım, evrenim, cihanım... Ben ne yapsam da tiryakisi olduğum nefesleri almayı bırakamadım... Selin'S
Ah, sigaramın bir derdi var. Dertleştik az önce. Kafası dumanlıymış, yanıyormuş. Ve yanılıyormuş insanlar zararları konusunda...  Ve hep yarım bırakıyormuş onu, her bir tiryakisi... Soğuktan kendini kaybetmiş bugünlerde... Ben de, dedim... Ben de... Selin'S
Ankara'nın öz kızıydım, Edebiyatın soyundan kalan son insan... Ankara'nın kenar mahallesinde bir sızıydım, Merkezinde bir güvercin... Ağladığım kadar ağlattım, Ne bir eksik ne iki fazla ne iki gün üst üste... Bu da geçer, deyip atlattım Olanı biteni Ankara'nın bağrındaki bir güvercine anlattım. Güvercin gücenip gitmeden önce güvendiğimle kaldım. Saçların diyorum, Bekle, yıkama. Ankara yağmurları başlar bir iki haftaya... Ankara yağmurları saçlarından sızsın. Ve ne zaman bensiz Ankara'da nefes alırsan Bu kutsal hava, diyorum Ciğerlerini dağlasın ... Selin'S